Görüş

Yerel Seçimler Neden Beka Meselesi Olarak Algılanıyor?

Yerel seçimler için son düzlüğe girildi. Siyasi partiler son haftalarda, taraf değiştiren seçmenlerini geri kazanarak tabanlarını genişletmeye çalışıyorlar. Sadece bu seçimler için değil, gelecek seçimler için de bir fark yaratmak amacıyla yeni seçmenlerin oylarını çekmeye adanmış durumdalar. Tüm taraflar kendi seçim kampanyalarını gerçekleştiriyorlar. İttifak ortakları ile bazı ortak mitingler düzenleseler bile, tüm tarafların öncelikli meseleleri birbirinden oldukça farklı.

Cumhur İttifakı bu seçimleri bir beka meselesi olarak görüyor. AK Parti ve MHP’nin motivasyonunu anlamak, bu iki partinin siyasetteki konumlarını yakından incelemeyi gerektiriyor.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından AK Parti ve MHP, kritik konulardaki anlaşmazlıklarını bir kenara bırakıp işbirliği yaptı. Üzerinde anlaşılan ilk konu, iç ve dış terörle kapsamlı bir mücadeleye ihtiyaç duyulmasıydı. Türkiye, askeri darbenin faili olan Fetullah Terör Örgütü’ne (FETO) bağlı memur ve askeri görevlileri boşaltmak için ayrıntılı bir plan yapmak zorunda kaldı. Bu süreçte MHP’nin AK Parti hükümetine verdiği destek, hükümetin bu mücadelede gerekli önlemi almasını sağlamıştır.

Türkiye, karar sürecinin sona ermesinden bu yana PKK terörizminden ciddi bir tehdit ile karşı karşıya bulunuyor. PKK, kentsel savaş taktiklerini uyguladı ve etkisini genişletmek için şehir merkezlerini hedef aldı. Dahası, PKK’nın Kuzey Suriye’deki şubesi olan YPG, Türkiye’nin ulusal güvenliği için ciddi bir tehdit haline geldi. MHP, ülkeye güvenlik sağlamak için hükümeti sınır ötesi operasyonlarında destekledi.

Bununla birlikte, MHP tarafından sağlanan desteğin aksine, diğer muhalefet partileri bu konuya karşı çıktılar. Bu süreçte, hükümetin eylemleri hakkında çelişkili açıklamalar yaptılar. Türkiye’nin terörle mücadelesini desteklediklerini iddia ederken, hükümeti yaptığı operasyonlar nedeniyle ciddi biçimde eleştirdiler.

Gerçekten de, muhalefet partilerinin bu çelişkili yaklaşımı seçim kampanyalarında da etkilidir. Mesela CHP genel başkanı Kılıçdaroğlu terörle mücadele etmeye kararlı olduklarını ve HDP ile gizli bir ittifak yapmanın bu konudaki konumlarına zarar vermeyeceğini açıkladı. Bununla birlikte, Kılıçdaroğlu ve CHP’nin geri kalanı, son birkaç yılda YPG üyesi teröristler tarafından gerçekleştirilen saldırılara rağmen, Kuzey Suriye’de YPG’nin varlığını Türkiye için bir tehdit olarak görmüyor.

Uluslar İttifakı’nın yaklaşımının aksine AK Parti ve MHP, Türkiye’nin terörle mücadelede kararlı konumunu sürdürmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu partiler için, yerel seçimler zeminde etkili bir savaş sağlamak için çok önemlidir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iddia ettiği gibi, Türkiye yerel alanda hiçbir güç kaybetmeden yerel ve uluslararası terörle mücadeleye daha fazla odaklanmalı.

AK Parti ve MHP, CHP ve İyi Parti nedeniyle HDP’nin güç kazanması tehdidini vurgulamaktadır. Neredeyse iki yıl önce, PKK ateşkes ilan ettiğinde, Türkiye’nin doğusundaki HDP belediyeleri, Anayasa’ya aykırı olan özerkliklerini ilan etti. Bu belediyeler, PKK’ya kentsel savaş sırasında devlete karşı lojistik destek sağlamıştır. Bu nedenlerden ötürü, AK Parti ve MHP, PKK’nın HDP idareleri üzerindeki üstünlüğünü önlemekten kesinlikle yana.

Genel olarak, AK Parti ve MHP yaklaşmakta olan seçimleri ulusal hayatta kalma meselesi olarak görüyorlar. Seçimlerin sonuçları, bu yaklaşımın seçmenler tarafından karşılanıp karşılanmadığını gösterecektir.

Yeni Türkiye'de yayınlanan yazıların her türlü sorumluluğu yazara aittir. İlgili yazıların yayın ve her türlü telif hakkı Yeni Türkiye'ye aittir. Hiçbir yazı, yazılı izin alınmaksızın yayınlanamaz. Ancak yazının en fazla yüzde 25'lik kısımı, yazının bulunduğu sayfaya link verilerek kullanılabilir.

Yazar Hakkında

mm

Hazal Duran

Hazal Duran, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ile Türk Dili ve Edebiyatı (çift anadal) bölümlerinden 2012 yılında mezun oldu. İstanbul Şehir Üniversitesi Modern Türkiye Çalışmaları Programı’nda yüksek lisans öğrenimini tamamladı. Doktora eğitimine Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi bölümünde devam etmektedir. Duran’ın çalışma alanları arasında Kürt meselesi, azınlıklar ve insan hakları bulunmaktadır. SETA Ankara Siyaset Araştırmaları biriminde araştırmacı olarak görev yapmaktadır.