Çeviri

Trump Eleştirileri Savuşturmanın Yollarını Arıyor

Geçtiğimiz hafta Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’un Trump yönetiminden ayrılması, ABD dış politikasının gelecekteki yörüngesine ilişkin soruları artırdı.

Bolton mı istifa etti yoksa Başkan Trump mı Bolton’ı kovdu henüz netleşmedi ancak Başkan ile aralarında Kuzey Kore, Afganistan ve İran da dâhil olmak üzere kritik konularda bir anlaşmazlık olduğuna dair net işaretler vardı.

Başkan Trump’ın tweet’leri ve Bolton’un ayrılmasından sonraki gün Bolton’u eleştiren ifadeleri, ikisi arasındaki mevcut açıkları çok açık bir şekilde gösterdi.

Bu ilk kez Trump’ın üst düzey bir memurun idaresindeki görevinden ayrılmasının ardından hoşnutsuzluk beyanı vermedi. Personelin idaredeki kilit pozisyonlardaki hızlı dolaşımı, Trump yönetimi için en başından beri tekrar eden bir sorundur.

Şimdiye kadar, üç ulusal güvenlik danışmanı pozisyonlarını kaybetti ve son üç yılda hem devlet sekreteri hem de savunma sekreterinde değişiklikler oldu. Birçoğu bu değişiklikleri ülkenin dış politikasındaki mevcut öngörülemezliğe katkıda bulunan faktörler olarak yorumladı.

Bu yeni atananların stil ve politikalarındaki farklılıklar ABD dış politikasını takip etmek ve anlamak için ciddi zorluklar yarattı. ABD müttefikleri bu hızlı değişimler nedeniyle dış politikalarını uyarlamakta zorlandılar. Bu bağlamda, ulusal güvenlik danışmanının ayrılması, bir süper güç stratejisi planlamak isteyenler için yeni bir belirsizlik katmanı ekledi. ABD dış politikasının önümüzdeki dönemde idarede yaşanan bu ani değişimin ardından iki farklı senaryosu var.

Cumhurbaşkanı Trump’ın, bu karar için, cumhurbaşkanının karar vermesini etkileyebilecek bir fikir yapıcı yerine, cumhurbaşkanı tarafından verilen kararların uygulanmasını kolaylaştıracak bir sadakat atanması olasıdır.

Eğer Trump önümüzdeki günlerde pozisyona daha az şahin ve daha uyarlanabilir bir kişi atarsa, cumhurbaşkanının konuşmayı yürütmeye ve fikirlerini uygulamaya çalışacağını gösterecektir.

Görev süresinin başlangıcından beri, Başkan Trump bazı önemli dış politika konularında değişiklik yapmak istediğini belirtti. Özellikle İran ve Afganistan’da bir anlaşmaya varmak için Trump, yoldaki tüm potansiyel engellerden kurtulmaya çalışıyor.

İş sektöründe iyi anlaşmalara ulaşmadaki güvenini ve iddiasını göz önüne alarak, bu tür anlaşmalar dış politika alanındaki imza başarıları olacaktır. Bu da gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce onun için son derece önemli olacak.

ABD ulusal çıkarlarını seçimlerdeki diğer adaylardan daha iyi donanımlı ve daha yetenekli olduğunu göstermek istiyor, özellikle de primerlerde Demokrat Parti önderi olarak sandıklarda lider olan ve İran’ı destekleyen Joe Biden nükleer anlaşma.

Farklı iç politika tartışmaları ve tartışmaları göz önüne alındığında, bu dış politika kazanımları seçimlerdeki ana varlıkları olacak.

Bu noktada olası görünmese de, güvenlik danışmanı olarak başka bir şahin atanması varsa, önümüzdeki yıl ABD’li bu rakiplere yönelik azami baskı kampanyalarının devam ettiğini göreceğiz.

Asıl amaç, bu ülkelere ABD ile müzakerelere başlamadan önce bile taviz vermeye zorlamak olacak. Kesinlikle uluslararası ilişkilerde biraz gerginliğe yol açacak.

Dış ve ulusal güvenlik politikasında beklenmeyen başka bir pozisyonun eleştirilmesinden kaçınmak için, Başkan Trump mümkün olan en kısa sürede birini atamaya çalışacak ve bu randevunun niteliği önümüzdeki yıl ABD dış politikasında karar vermenin anahtarı olacak.

Yeni Türkiye'de yayınlanan yazıların her türlü sorumluluğu yazara aittir. İlgili yazıların yayın ve her türlü telif hakkı Yeni Türkiye'ye aittir. Hiçbir yazı, yazılı izin alınmaksızın yayınlanamaz. Ancak yazının en fazla yüzde 25'lik kısımı, yazının bulunduğu sayfaya link verilerek kullanılabilir.