Çeviri

Ankara zirvesinde ele alınan başlıca konular

Astana Süreci’nin beşinci üçlü zirvesi dün Ankara’da yapıldı. Zirvede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hassan Rouhani’yi Çankaya Köşkü’nde ağırladı. Toplantılar, çoğunlukla Esad rejiminin Ağustos ayının başında İdlib’deki askeri operasyonları nedeniyle Astana Süreci’nin geleceğine dair beklentilerin oldukça düşük olduğu bir zamanda gerçekleşti. Binlerce sivil evlerinden kaçarken, rejim ve Rusya tarafından yürütülen ortak askeri operasyonlarda onlarca kişi öldürüldü. Toplantılar sırasında beş farklı konu tartışıldı. İdlib, masanın en önemli sorunuydu. Bir yandan, Esad rejimi yalnızca terörist gruplarla savaştığını iddia etse de, Suriye muhalefetini topraktan kaldırmak ve en güçlü aktör olarak müzakere masasına oturmak için bölgeye saldırdı. Bu iki oyuncu, bölgenin tam kontrolünü üstlenerek kademeli bir süreç izleyecektir.

Öte yandan, muhalif gruplar son kale olduğu için bölgeyi kontrol etmek istiyor. Muhalefet Idlib’i kaybederse, kontrolü altında bölge kalmayacak. Bu, Suriye’deki Türk pozisyonunu oldukça savunmasız hale getirecektir. Bu noktada İdlib’de ateşkes ilan etmek oldukça zor görünüyor. Rusya ve Esad rejimi muhalefet saldırılarına devam edecek. Tek garanti, Türkiye’nin oluşturduğu gözlem noktalarının güvenliği ile ilgili olabilir.

Zirve sırasında tartışılan ikinci konu, Türkiye’nin sadece Türkiye’nin toprak bütünlüğü için değil, aynı zamanda Suriye’nin geleceği için de en büyük tehdit olarak kabul ettiği Fırat’ın doğusuyla Doğu Halkının Koruma Birimleri (YPG) tehdidinin geleceği idi. Hem Rusya hem de İran, Fırat’ın doğusundaki Türk politikasını açıkça desteklemeye başladı. Genelde Türkiye’nin güvenlik kaygılarını paylaşıyorlar. Ancak, Rusya ve İran’ın Türkiye’ye desteğinin arkasında bazı sebepler var. Her şeyden önce, Amerikan karşıtı Rusya ve İran ABD’yi zayıflatmaya çalışıyor. Ayrıca ABD’nin kontrolü altındaki bölge hiçbir ülke için bir tehdit oluşturmuyor. Bu nedenle, öncelik listesinde değil.

Ayrıca, Esad rejimi, Demokrat Birliği Partisi (PYD) ile YPG arasındaki ilişkinin çelişkili olmadığını biliyorlar. Bölgeden çekildikten sonra geniş alanları YPG’ye bırakan rejimdi. Son olarak, Rusya ve İran Türkiye güvenlik endişelerini hafifletmek istiyor. İran, ABD’nin Suriye’de terörist grupları desteklediğini açıkladı. Her iki ülke de ABD’nin bölgeden çekilmesini istedi.

Anayasal bir komitenin kurulması ve diplomatik müzakerelerin geleceği zirvede tartışılan bir başka konuydu. Zirve toplantısından sonra en açık şekilde vurgulanan konu buydu. Liderler anayasa komitesinin kurulması konusunda anlaştıklarını açıkladılar. Komite üyelerinin listesi üç ülke tarafından onaylandı.

Dördüncü konu, üç ülkenin bölgesel sorunlara yönelik ortak çabalarıydı. Liderler Yemen krizi ve Basra Körfezi’ndeki en son gelişmeler hakkındaki görüşlerini açıkladılar. Önceki noktaların ve temel motivasyon kaynağının doğrudan bir sonucu olarak bu nokta, katılımcıların kurumsallaşmaya çalışabilecekleri üçlü platformun etkinliğinin bir göstergesidir. Üç ülkenin Batı ile olan ilişkilerinde birçok sorunu olduğu için, Türkiye, Rusya ve İran, Yemen ve Körfez krizleri gibi diğer bölgesel sorularda işbirliğini geliştirmeye çalışacaklar. Suriye çatışmasının kalıcı çözümü, bu ülkeler tarafından kurulan üçgenin merkezindedir.

En son tartıştıkları konu ikili ilişkilerdi. Üç lider, birbirleriyle ikili görüşmelerde bulundu. Türkiye, Rusya ve İran ikili ilişkilerini pekiştirmeye çalışıyorlar. Özellikle Türkiye ile Rusya arasındaki ikili ilişkiler birçok alanda iyileşme sağlamıştır. S-400 hava savunma sisteminin satın alınması, savunma sanayinde işbirliği, ticaret ilişkileri ve turizm, Türkiye-Rusya ilişkilerinin başında geliyor.

İlişkilerin daha da geliştirilmesi üçüncü ülkelerle ilişkilerinde önemli etkileri olacaktır. Üç ülke, Amerikan baskısına ve bunlara karşı getirilen sınırlamalara direnmeye çalışıyor. Astana Sürecinde inişler ve çıkışlar olacak. Şimdilik, Suriye Süreci’nde kalıcı bir çözüm oluşturmada belirleyici bir rol oynayan Astana Süreci dışında başka bir seçenek bulunmamaktadır. Avrupa ülkeleri ve Çin gibi birçok küresel aktör krize kayıtsız kaldığından ve ABD, PKK’nın Suriye’yi vurmasıyla işbirliği yapıyor, yani YPG, Türkiye, Rusya ve İran’a kalıcı bir çözüm getirebilecek tek eksen kriz. Cumhurbaşkanı Erdoan’ın da belirttiği gibi, Astana platformu savaşın yıkıldığı ülkede somut adımlar atabilecek tek girişim. Benzer şekilde, Putin, Astana platformunun Suriye’deki çözüme katkıda bulunan en etkili mekanizma olduğuna dikkat çekti.

Yeni Türkiye'de yayınlanan yazıların her türlü sorumluluğu yazara aittir. İlgili yazıların yayın ve her türlü telif hakkı Yeni Türkiye'ye aittir. Hiçbir yazı, yazılı izin alınmaksızın yayınlanamaz. Ancak yazının en fazla yüzde 25'lik kısımı, yazının bulunduğu sayfaya link verilerek kullanılabilir.